Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

anksiyete

Anksiyete (Kaygı) Nedir?

Kaygı duygusu, korku, öfke, üzüntü, mutluluk gibi doğal bir duygudur.  Tüm duygular gibi kaygı da insanlar için yaşamsal öneme sahiptir. Uygun ve ölçülü şekilde ortaya çıkan kaygı duygusu, hayatta kalmak için gerekli olan şeylerin yapılması, hayatta kalma ihtimalini azaltan riskli davranış, olay ve durumlardan kaçınılması için motivasyon sağlar.

Örneğin, yaklaşmakta olan sınavı konusunda kaygı düzeyi çok düşük olan bir öğrenci, muhtemelen sınava hazırlanmak için ders çalışacak motivasyonu yeterince sağlayamaz. Fakat kaygı düzeyi çok yüksek olan öğrenci de sınava hazırlanma konusunda sorun yaşar; çünkü yüksek kaygı düzeyi nedeniyle algı, dikkat, konsantrasyon, muhakeme gibi pek çok bilişsel işlevi olumsuz etkilenir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Yaygın anksiyete bozukluğu, kaygı duygusunun sürekli olması, basit bir durumda ortaya çıkması gereken kaygı düzeyinin olması gerekenin çok üzerinde olması, kaygı duygusunun o duyguya uygun olmayan yaşantı anında da ortaya çıkması gibi durumlar ile kendini gösteren, panik bozukluğuyla birlikte en sık karşılaşılan bir kaygı bozukluğu türüdür.

Yaygın Anksiyete Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

Bu bozukluğu yaşayan kişiler, en çok bedensel yakınmalar nedeniyle hekime başvururlar. Bu belirtilerin başlıcaları, kalp çarpıntısı, nefes almada güçlük, boğulma hissi, göğüste rahatsızlık hissi, yutkunmada güçlük, ağız kuruluğu, baş dönmesi, mide bulantısı, terleme ve titreme, baş, göğüs ve kas ağrılarıdır.

Yaygın anksiyete bozukluğunda ortaya çıkan bedensel belirtilere genellikle, yorgunluk hissi, sinirlilik, huzursuzluk, dikkat ve konsantrasyonda güçlük, irkilme, uykuya dalmada güçlük, sık uyanma ve yoğun kaygı duygusu gibi psikolojik belirtiler eşlik eder.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Neden Ortaya Çıkar?

Yaygın anksiyete bozukluğu genellikle çocukluk veya genç yetişkinlik çağında başlar. Bozukluğun ortaya çıkmasında hem kalıtsal hem de biyolojik ve çevresel faktörler birlikte rol oynar. Stres faktöründen yüksek seviyede etkilenen bir bozukluktur. Stresin yoğunlaştığı dönemlerde belirtiler daha sık ve şiddetli görülebilir. Bozukluğun ortaya çıkışında ve seyrinde aile yapısı ve yetiştirilme tarzı, yaşam deneyimleri ve kişilik özellikleri de etkili olmaktadır.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Tanısı Nasıl Konur?

Yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu ile birlikte en sık karşılaşılan kaygı bozukluğu türüdür. Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerin, öncelikle karşılaştıkları bedensel belirtilerin fiziksel nedenlerinin araştırılması ve bu tür bir neden bulunmaması gerekir. Danışanlar, bu sürecin ardından başvurdukları psikiyatri uzmanlarınca değerlendirilir ve tanı alırlar.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nasıl Tedavisi Edilir?

Yaygınlaşmış anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler, sıklıkla kaygı atakları yaşarlar ve ortaya çıkan belirtileri kontrol altında tutmakta zorlanırlar. Sık ve şiddetli kaygı atakları yaşayan kişiler, nasıl, ne zaman ve nerede ortaya çıkacağını bilmedikleri bu durum nedeniyle ‘beklenti kaygısı’ adı verilen bir kaygı sorunuyla daha baş etmek zorunda kalırlar.

Beklenti kaygısı stresi arttırır, artan stres kaygı atağı yaşanma olasılığını yükseltir, kaygı atağı sırasında ortaya çıkan belirtileri kontrol altında tutamamak çaresizlik hislerine neden olur, çaresizlik duygusu beklenti kaygısını arttırır. Kişi kendini nasıl çıkacağını bilmediği bir döngünün içinde hisseder.  Bu nedenle yaygın anksiyete bozukluğu yaşayan kişinin en acil ihtiyacı, fiziksel belirtilerin kontrol altında tutulabildiğini görmektir. Böylelikle kaygı duygusu azalır. Durumun kontrol edilebildiğini görmek beklenti kaygısını azaltır. Genel stres düzeyi düşer. Kaygı atağı yaşanma olasılığı azalır.

Yaygın anksiyete bozukluğunda da bir çok psikiyatrik sorunda olduğu gibi ilaç tedavisi ve psikoterapi yöntemlerinin birlikte uygulanması en etkili sonucu verir. Danışanın şikayetlerinin şiddetine ve özgün duruma göre, bazı kişilerde sadece psikoterapi etkili olabilmektedir. Hangi tedavi yönteminin kullanılacağına danışan ile uzmanın birlikte karar vermeleri gerekir.

Çağlayan TUNA

Klinik Psikolog

Diğer Bilgilerimiz

Depresyon
Giriş İhtimaldir ki ya siz, yada bir tanıdığınız depresyonun bir şekliyle karşı karşıyasınız. Hastalığın dolaysız etk devamı...
Obsesif Kompulsif Bozukluk
Obsesif Kompulsif Bozukluğu hastalığı olanların sayısı, Türkiye’de tam olarak tespit edilmemişken, bu rakam Almanya’da bir devamı...
Kişilik Bozuklukları
Kişilik, kişinin kendine özgü davranışlarının bir bütünüdür. Diğer bir ifadeyle günlük yaşamda çevresine verdiği tepk devamı...
Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, istekleri er devamı...