Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

1ted-1

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Ruhsal Travma Nedir?

Olağan yaşantının dışında ve genellikle beklenmedik şekilde ortaya çıkan bazı olaylar, dehşet, korku, kaygı ve çaresizlik duygularına neden olur. Bu tür olayların kişi üzerinde yarattığı etkiye ruhsal travma denir. Hayat boyu pek çok üzücü olayla karşılaşılsa da bunlar travma olarak adlandırılmaz. Bir durumun travma olarak tanımlanabilmesi için kişi üzerinde dehşet, korku ve çaresizlik hislerine neden olması ve kişinin kendisi veya bir yakını için ölüm veya yaralanma tehlikesi yaratması gerekir.

Hangi Olaylar Ruhsal Travmaya Neden Olur?

Ruhsal travma, kişinin yaşam seyrini kökten değiştirebilecek nitelikteki olaylar olan savaşlar, doğal afetler, başkalarından gelebilecek fiziksel saldırılar, trafikte veya işte meydana gelebilecek kazalar, her türden şiddete maruz kalınması, tecavüz veya taciz olaylarının mağduru olunması, bir yakının ani kaybı  durumlarında ortaya çıkar. Kişinin şahsen bu olaylara maruz kalmasının yanı sıra, kişinin yakınlarının bu olayların mağduru olması veya bu tür olaylara yakından tanık olunması durumlarında da sözü edilen fiziksel belirtiler ortaya çıkabilmektedir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Ruhsal travma kişinin yaşamını farklı açılardan etkiler. Bu nedenle, travma belirtileri fiziksel, bilişsel, duygusal ve sosyal tepkiler olarak ortaya çıkmaktadır. Kişi strese yanıt verirken ortaya çıkan bedensel tepkiler, kalp ritmi ve solunumda hızlanma, terleme, kas gerginliğinde artış, yorgunluk, uykuya dalmada güçlük, sık uyanma, iştahta uç değişiklikler, vücudun çeşitli bölgelerinde ağrı ve acı  duyumu, mide bulantısı ve cinsel arzuda değişiklikler şeklinde görülebilir.

Ruhsal travmaya bağlı olarak ortaya çıkan strese verilen tepkinin, bilişsel süreçler üzerinde de etkileri vardır. Özellikle kişinin fiziksel ve duygusal tepkilerine odaklanmış olması bu etkileri arttırıcı rol oynar. Bu etkilerin başında dalgınlık, algı ve dikkat süreçlerinde bozulmalar, konsantrasyonda yetersizlik, bellek sorunları, odaklanamama, muhakeme yeteneğinin gerilemesi gelir.

Travmanın yarattığı duygusal etkiler ve onlara karşı gelişen duygusal belirtiler, stres tepkilerinin en bariz olanlarıdır. Travma yaratan olay karşısında en sık yaşanan duygusal tepkiler, şok, korku, yas, utanç, çaresizlik, öfke, suçluluk, umutsuzluk, kişinin kendi ihtiyaçlarına yönelik ilgisizliktir. Ruhsal travmanın ardından geçen 2 haftalık süre içerisinde ortaya çıkan bu tepkiler normal karşılanırken; bu tepkilerin, 2 haftalık sürenin ardından hala yoğunluğunu ve şiddetini koruyarak devam ediyor olması psikolojik bir soruna işaret eder.

Travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin ortaya çıktığı bir başka alan kişinin sosyal yaşantısıdır. Bu yaşantıların cereyan ettiği ev ve aile ilişkileri, iş ve okuldaki ilişkiler, arkadaş ve akrabalarla olan ilişkilerde çeşitli sorunlar meydana gelir. Bunlar, içe kapanma, güvensizlik, kendini terk edilmiş hissetme, başkalarının tutum ve davranışlarına yönelik önyargılı tutumlar, tedirginlik ve çatışmacı yaklaşımlarda artış olarak sıralanabilir.

Travmanın Etkilerinden Nasıl Korunulur?

Travma yaratan olaya maruz kalan kişilere yönelik olarak çevreleri tarafından çokça takınılan hatalı birtakım tutumlar söz konusudur. Travmanın etkilerinin zamanla ortadan kalkacağı, bu nedenle ihtiyaç duyulan tek şeyin sabır olduğu telkini, kişiye sorunuyla başa çıkma gücü vermekten ziyade, onun başkaları tarafından anlaşılmadığı duygusunu perçinler. Ruhsal travmanın etkileri 5 kişiden birinde 1 yıl veya daha uzun dahi sürebilmektedir. Bu konuda sıklıkla yapılan hatalardan biri de, travmaya maruz kalan kişiyi bu olayı düşünmemeye, unutmaya davet eden tutumlar sergilenmesidir. Sonuç alınması imkansız olan, unutma beklentisinin kişi tarafından karşılanamayacak olması, kişinin iyi olmaya yönelik kendine duyduğu güven duygusunun zedelenmesine ve kendine yönelik suçluluk gibi olumsuz duyguların pekişmesine neden olacaktır. Bu tutum sorunların çözümü adına hiçbir girişimde bulunulmamasına, böylece iyileşmenin gecikmesine neden olur. Ayrıca kişinin kendisinin tedavi girişimlerinin, yaşanan travmatik olayı hatırlatacağı endişesi, yardım almasını geciktirici faktörlerden biridir.

Ruhsal travma yaşamış olan kişi için en uygun strateji, öncelikle kendini güvende ve rahat hissedebileceği bir yerde ve güvenebileceği kişilerle birlikte olmasıdır. Bedenen ve ruhen ‘iyi’ olmasına yönelik olarak, diğerleri tarafından anlaşıldığını duyumsadığı çevresel desteğin ve profesyonel destek alabileceği merkezlere ulaşmasının sağlanması gerekir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tanısı Nasıl Konur?

İnsanların hayatlarında travma yaratan bir olayla karşılaşma olasılığı % 30 dolaylarındadır.  Bu kişilerin yaklaşık % 10’u travma sonrası stres bozukluğu yaşarlar. Sorunu yaşayan oldukça az sayıda kişi profesyonel yardım almak için başvuruda bulunur. Yaşanan olayın yarattığı stres tepkileri normal tepkilerdir. Bunların süresine, sıklığına, şiddetine ve ortaya çıkış şekline göre kişi travma sonrası stres bozukluğu tanısı alabilir. Tanı belirli tanı kriterlerine göre psikiyatri uzmanı tarafından konur.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Ruhsal travma yaratan olaydan her birey aynı derecede etkilenmez. Bazı insanlarda sorunun psikolojik etkileri hafif düzeyde ortaya çıkar ve iş-okul ve aile yaşantısı bundan çok fazla etkilenmez. Burada kişinin yaşam öyküsü başta olmak üzere pek çok faktör rol oynar. Bu nedenle bozukluğa ilişkin tedavi yaklaşımları kişinin durumuna göre geliştirilir. Orta düzeydeki sorunlar çeşitli kısa psikolojik tedavi yaklaşımlarıyla ele alınabilirken, bozukluğu daha ciddi boyutlarda yaşayan kişilere daha yoğun psikolojik tedaviler ve ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Tedaviye yönelik olarak kullanılacak en doğru yönteme, danışan ve uzman birlikte karar vermelidir.

Çağlayan TUNA

Klinik Psikolog

Diğer Bilgilerimiz

Depresyon
Giriş İhtimaldir ki ya siz, yada bir tanıdığınız depresyonun bir şekliyle karşı karşıyasınız. Hastalığın dolaysız etk devamı...
Obsesif Kompulsif Bozukluk
Obsesif Kompulsif Bozukluğu hastalığı olanların sayısı, Türkiye’de tam olarak tespit edilmemişken, bu rakam Almanya’da bir devamı...
Kişilik Bozuklukları
Kişilik, kişinin kendine özgü davranışlarının bir bütünüdür. Diğer bir ifadeyle günlük yaşamda çevresine verdiği tepk devamı...
Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, istekleri er devamı...